Ana içeriğe atla

Bu blogdaki popüler yayınlar

HALK BİLİMİ KURAMLARI

2. HALK BİLİMİ KURAMLARI A) ERKEN DÖNEM KURAMLARI 1. MİTOLOJİK KURAM J. Grimm’in dilbilim çalışmalarında karşılaştığı “ortak aile dilini ortaya koymaya çalışan anlayış”ı folklor ürünlerine de uygulamasıdır. 2. MİTLERİN METEOROLOJİK GELİŞİMİ KURAMI Adalbert Kuhn, Prometheous adlı mitten hareketle pek çok mitin temelinde rüzgâr şimşek, fırtına gibi doğa olaylarının yer aldığını ileri sürmüştür. 3. GÜNEŞ MİTOLOJİST OKUL VE GÜNEŞ MİTLERİ KURAMI Max Müller tarafından geliştirilen ve mitlerle ilgili faaliyetlerin büyük bir kısmını özellikle güneş ve güneşin faaliyetlerine bağlayarak açıklandığı kuramdır. 4. MASALLARIN GÜCÜ VE KÜLTÜREL ÖDÜNÇLEME KURAMI Teodor Benfey tarafından ortaya atılan kurama göre Avrupalılar ve Avrupalı olmayan milletlerin masalları arasındaki benzerliğin kaynağı ortak atadan gelen bir dil ailesine bağlı olmalarından değildir. Asıl neden milletler arası kültürel ve tarihî ilişkilerdir. Bu ilişkilerde bazı kültürel ögeler karşılıklı olarak ödünç alınma...

HALK EDEBİYATI ÇALIŞMALARININ TARİHİ

1. HALK EDEBİYATI ÇALIŞMALARININ TARİHİ A) DÜNYADA FOLKLORUN GELİŞİMİ Düğün, bayram, kandil, doğum, ölüm, ad koyma, kan kardeşliği gibi gelenekler; cin, peri, büyü, efsun, muska gibi halk inançları; türkü, mâni, masal, efsane, tekerleme, bilmece, atasözü gibi halk edebiyatı ürünleriyle halk musikisi, halk tiyatrosu ve halk oyunları halkiyatın başlıca konularıdır. XIX. yüzyılda Avrupa’da ortaya çıkan ve İngilizce folklore (folk “halk, avam”; lore “bilim”) terimiyle adlandırılan bu bilim dalının Türkçe’de kullanılan ilk karşılığı halkiyattır. Daha sonraki yıllarda hikmet-i avâm, halk bilgisi, budun bilgisi gibi terimler kullanılmaya başlanmışsa da son yıllarda folklor ve bunun yanı sıra halk bilimi (halkbilim) terimleri yaygınlık kazanmıştır. Halk bilimi geleneksel insan davranışlarını gözlemlemek, insanı anlamak amacıyla 19. yüzyıl başlarında ortaya çıkan bağımsız bir disiplindir. Halk kültürünün 18. yüzyıldan itibaren sözlü kaynaklardan derlenmeye başlanan mit, masal, destan, ...

EFSANELER

EFSANE Ustûre, rivayet , söylence, menkıbe, legend gibi isimlerle anılan bu anlatılar gerçek ya da hayalî bir şahıs, yer, olay hakkındaki daha çok dünyevî anlatılardır. Kalıplaşmış bir üslûbu biçimi olmayan bu anlatılar kısa, sözlü, nesir anlatılardır. Efsane, rivayet, anız, erbek gibi isimlerle de anılır. Efsane masal, destan ve hikâyeye göre kısa içinde abartma ve olağanüstülükler bulunan kısa anlatılardır. Efsane coğrafî alana uygun, gerçek olduğuna inanılan bir hikâyedir. Efsanelerde bir tabiatüstü olma durumu da görülür. Efsaneler bir olayın oluş nedenini açıklamak, varlık ve coğrafyayı millîleştirmek, gelenekleri geçerli kılmak gibi işlevler üstlenir. Özel bir anlatıcısı yoktur. Herkes anlatabilir. Konuşma diliyle anlatılır, belirli bir şekilleri yoktur, kısa anlatılardır. Bir veya birkaç motif ihtiva ederler. Anlatmanın merkezinde inanç unsuru vardır. Efsaneyi anlatan da dinleyen de efsanenin gerçek üzerine kurulu olduğunu bilir. Efsaneler şahıs, yer ve hadiseler ...